16 Kasım 2009 Pazartesi

YoksuN



Savrulurdum kelebek olsam en ufak esen yelinde

Afakım özlem,zırhım sessizlik,derdim sensizlik

Alabildiğine ufuk gözlerin

Takati kalmamış gönlüm ahh bir bilsen nasıl senin

İnceldiği yerleri çoğalıyor hayatımın

Mültecisiyim benden sana doğan her sevdanın


Çelimsiz günlere doğuyor puslu sabahlarım

Akasyalar gibi aceleci yolunu gözler bakışlarım

Liman da yakamoz aydınlığı elimde son sigaram

Miskinlik kol geziyor

Ahh bir anlasan sana dair kanayan her yaram

Dünyalar geçiyor içimden

Ağzımdan sövülmüş geceler çıkıyor

Ne olur mevlam al beni gönlüm paspas olup sürünmeden……..



anqelus

Hoşçakal

H üzün damlalara kesmiş semadan dökülüyordu…
O rtasındaydım sensiz başlayan ve biten hayatımın…
Ş airlik sökmez kelimeler yetmez olmuştu…
Ç uvallamaktan bıktım ya Rab;payıma düşen repliklerden…
A klım oyunlar sahneliyor parlak yalancı ışıklar altında…
K esilen roller bana ait olmadı…
A yrılık üzerimde hiç güzel durmadı,yakışmadı…
L imanıma gerçek tek bir sevda gemisi yanaşmadı…

anqelus
Fikrim yokluğuna iltica halinde
Gözlerim hayaline müptela
Işık tenimde kol geziyor
Ruhun karanlığa sevdalı
Ben sensizlikle sarmaş dolaş
Neredesin …
Çok dilesemTanrıya dualar göndersem
Rüyalarımda gerçeğime gelir misin?

anqelus

Can Kırıkları

C üssem öyle ağır ki dokunuşum son bulalı dudaklarına
A vazım öyle kısık ki çığlıklarım ulaşmaz olalı sana
N efretim öyle büyük ki kırıklarım savrulalı semaya

K inim öyle güçlü ki şefkat barınmaz artık yanımda
I zdırabım öyle derin ki bahtım kaybolmuş karanlıklarda
R uhum öyle zayıf ki
I şıksız uyandığım her sabahımda
K alemim öyle acımasız ki
L anetler yağdırırken gidişine mısralarımda
A klım öyle boş ki
R uhuna çiçekler ekerken mezarının başında
I slattığım mendiller yol olsun mevlam yollasın artık yanına


anqelus

Ötesi Yok

derin bir siyahlık artık vatanı kalbımın
süngümü düşürdümkavgamı verdım
yenik düştü sana içimden akan okyanusum
kimlikleri bana ait olmayan kelimeler özgür kalıyor
pervasız günaha girişlerim canlanıyor
tüy dökme mevsiminde onurum
nefesim her firarında
nefsim sana mesaferler koyuyor
unutuldun sevgili
kitaplar arasına sığmayacak kadar
kurutuldun sevgili....
anqelus

Kim Söyledi..?

hayat oyunmuş kim söyledi
çile çekılırse aydınlıkmış hediyesi kim söyledi
gözlerim ağlarsa yosun bağlarmış
yanaklarımdan akan yaşlarım yollar açarmış
sen fotoğraf çekerken payıma çekilecek acılar dadanmış
alnıma yazılan romanda kahramansızım yazarı böyle istedi
yanaklarımın allığı utancım değil
hayatın şamarıdır ............


anqelus

Aşk-ı İstanbuL


Başaklarımı rüzgarın öperdi seher vaktinde
Isınmaz kalbim bir bakışına yanardı
Renksiz düşlere aşina gecelerim senli sabahlara doğardı
Ay parçası yüzünde durulanırdı umutlarım
Kuzular gibi pervasız yalnız sana koşardı…..

Kestirmesi yok aşkın bilmeliydi
Aksamadan yollarım hep ona dönerdi
Dehlizlerim korkutmaz ateşim yalnız onda sönerdi
Issız korkuların kuşattığı gecelerde
Nefesi ruhumla okyanuslar geçerdi
Islanmış yanaklarım rüzgarıyla titrer
Name üstüne kalemim nameler düzerdi

Okyanustan istedim ruhunu ruhuma
Laflar dudağımdan deli gibi çıktılar
Arkasına bakan olmadı
Yalnız aşk sanki son kez bakandı
Ilık bakışların da izin ver can bulayım
Mecnun”um bırak Leyla”mı ebediyen içim de tutayım……..






anqelus / 011206

OLMALI...

Durma zamanı artık geriye bakmamalı

Önüne dönme zamanı

Arkanı maziye katmalı

Fütursuzca ağlama zamanı şimdi

Hazırolda gönül sızan kanları içine akıtmalı

Şimdi ülkeler gezme zamanı

Ruhum vatansız bir serseri mayın

Kaderim finalsiz yazılmış

İncecik bir roman olmalı

Sevda kendini devler ülkesinde şirinler

Ayrılıksa kocaman bir Gülüver sanmalı

Okunmuş masallar payıma

Yazılmamış aşklar rüyalarıma konmalı

Varsa sensiz bir öyküm

Geçecekse sensiz tek günüm

Felaketim yakın olmalı

anqelus

Gözyaşlarımızın Tadı Aynı

G elişin hoş bir melteme sebep olurdu ayazda
Ö püşünle ruhum hürriyetine kavuşurdu
Z indanlarını terk eder, özgürce dolanırdı semada
Y ürürdüm, her akşam seni bulmak için karanlıkta
A yaklarım ıslanırdı çamurlu sokaklarda
Ş ebnem dinlerdim ; en çok Hoşçakal”da
L anete dolanırdı sana koşan kelimeler
A rkası yarın, düşlerim olurdu sana dair
R enksiz, karmaşık.
I sınamazdı ellerim, ellerin başka kollarda
M aksatsız yürüyorum şimdi, ölmüş ruhumla Ankara”da
I ssız bir gecede
Z ilzurna kafa bi dünya Tunalı”da
smarladım Allaha, geri kalan gönlümü
N abekar yaşanmış kırılmış sevdamı da

T anyerim güneşe bir sabah kavuşursa
A kgönüller alnıma, has bel kader yazılırsa
D ehlize yarenlikten, gönlüm birgün cayarsa
I şığa, ruhum yeniden sevdalanırsa

A kşamım olacaksın, baharları tükenmiş hayatımda
Y adigar değil, geçmişim de kalacaksın
N eresini kaldırsam, altından çıktığın gözyaşlarımda
I şıldayan günlerimde tek lahzada dahi anılmayacaksın


anqelus
Karşı kıyılar çekiyor canımın kırıklarını
Işıksız beklentilere sağanak gözyaşları bırakıyor huzursuz gecelerim
Gizlilik varoluyor
Asılsız astarsız aslı olmayan aşikarlıkta
Karşı kıyılar süpürüyor seni benden
Kırıntılarını toplamak kalıyor çatlak avuçlu küreklerime


anqelus

Deli Kızım Uyan

D elik deşik uykulara gebe gecelerim
E skiye takılıp kalalı kırılgan düşlerim
L aubali duygularım volta halin de
İ stanbul denen özgürlüğümü kayıp verdiğim hücremde

K alın kalın taş duvarlar yükseliyor
I ssızlık ayak sesi çıkarmadan tenimde geziyor
Z ahmetsiz sevgi bekleyişi yoluma çıkanlar
I skartaya ayrılmış hissiyatlar payıma düşüyor
M ecalim yok gücüm gün geçmeden tükeniyor

U yan demeye yüzüm tutmaz aşk sana
Y eniden demeye hakkın yok yabancısın artık bana
A klım vermez ölse de kalbimi bir daha yanına
N eslin tükendi kıymetin bitti karışmazsın artık kanıma


anqelus

Zifiri Sarı


Zifiri bir sessizlik kanırtıyor içimi

Asabımı hırpalıyor haykırmalarımın dönüşleri

Dakikaları gark ediyor nefesim

Sövmeler celp gönderiyor

Ruhumdaki iblislere

Hayat kıvamına gelmiyor sensiz tüm bölümlerinde

Bir türlü mayası tutmuyor zamanın

İçi boş yükseliyor güneş pencereme

Ünlemsiz çıkıyor kalemimden kelimelerFeci mi feci paspaye




anqelus

Gitmeseydin...Keşke..!


Aklımdan geçen yalnızlık olur muydu gitmeseydin

Sızlar mıydı kalbim beni böyle pervasız sevmeseydin

Söver miydi gidişine dizelerinde

Amade olmasaydı sana kalemim

Ve aşkı tanır mıydı ihsan etmeseydi seni bana Rabbim

Ve yollar açar mıydı gözyaşlarım buğulu camlarda bi çare yetim

Aşk seninle bir senfoni olur muydu

Yalnızlık acımasız bir solo

Şimdi süngüsü düşük sevdasız gecenin

Gözleri bağlı tutkusu sürgün yazdığım sensiz her hecenin



anqelus

Mevkiime mecnun denmiş ahir zamanda

Gönlüme eflatun sürülmüş gayb olan mekanda

Esrarıma aşikar bürünmüş sevdanın en kara tonunda

Durası var koşmaktan yorulmuş aşkın ömrünün baharında

Nabekar hissiyatlara yol veresi var

Has dermanı bulmuşken kapkara bildiği bahtında


anqelus

MUAMMA

Düz yollar çağırdı rüyalarım
Öksüz acılar doyurdu aç karınlarım
Sanılmasın saadete varıldı
Doldu taştı şimdi kan çanaklarım
Gümbürtüde marifet sayıldı sessiz feryatlarım
Denge de durmaktır
Yıkılmamaktır
Şükür ile sükutta bulunmaktır
Benim vasıflarım
Sanma ki güneş hep senin üstüne doğacak
Hoopp….!
Ademoğlu bir gün mahşerde divan kurulacak
Amel defterin bil bakalım sağından mı solundan mı uzatılacak
İşte o zamanKan çiçeklerin solacakKan çanakların hınca hınç dolacak
Muammaysa zihninde hala fikrin
Unutulmuş amelse zikrin
Ömür denen mühlet senin zahiri kısa filmin

anqelus

misketsiz

Fotoğraflarda hoş bir seda artık çocukluğumuz
ayallerini ömrüne adak vermiş
Bir tebessüme fit olmuş ruhumuz
Misketleri yuvarladığımız günler geride
Yaşamın yuvarlayacağı günler önümüzde
Boyumuz gibi büyümeyen tek şey umudumuz
Adam boyu dostluklar seferde
Gazozuna maçlarımız mazide
Günleri yığdıkça üst üste
Artan tek şey
Parlak kağıtlara esir olmuş ruhumuz

anqelus

Halet-i Ruhiye

Konuşamadığımız zamanları sevmiyorum.
Hani sadece bakıştığımız zamanları değil
Kelimelerin birbirini iteklediği zamanları
Virgüllerin arada kaynadığı
Noktaların ise virgül gibi kullanıldığı zamanları sevmiyorum
Konuşamadığımız zamanları sevmiyorum
Porselen bardakta gelen çayı öylesine karıştırmayı
Yine mi porselen…!
Oysa ben cam demiştim deyip konuşmaya çalışmayı
Oluşan sessizlikten ıslanan kesme şekerleri sorumlu tutmayı
Konuşamadığımız zamanları sevmiyorum
Gözlerine bakıp alemleri geçmeyi
Ellerini tuttuğumda ben meğerse hep çolakmışım demeyi
Kirpiğinde ki ufacık allığı sevdiğimi söylemeyi
Konuşamadığımız zamanları seviyorum
Hani rüzgar yanağına hafif bir fiske vurunca

Gözlerinin bebekleri kenarlara saklanınca
Yaz geldi deyip avuçlarını terler pervasızca basınca
Sessizlikte donup kalmayı
Konuşamadığımız zamanları seviyorum
İstanbul’da olmayı;seninle bu şehri paylaşmayı
Asya’yı sana Avrupa’yı bana bırakmayı
Vapurda ise ortak müşterekte buluşmayı
Zamanı yanındayken rafa kaldırmayı
Konuşamadığımız zamanları seviyorum

Ve…
Düşündüm de ben seninle geçen suskunluğu
Seninle geçmeyen zamanı
Aşkınla donup kalan damarımda ki kanımı
En çok da seninle geçmesi muhtemel olan hayatımı
En güzel yanımı seviyorum



durasıya....

anqelus

Tüm Anneler Gibi Güçlü Olsun

T ek damlan okyanustu içimde
Ü rpermen ölümdü tenimde
M ecburiyetimdi tebessümün

A ğır uçsuz bucaksız gecelere aydınlıktı yüzün
N efes alışım yaşama katılışımdı her sözün
N efersiz bir savaş artık hayat sensiz
E smesi muhtemel rüzgar
L ütufkar bir bakış
E zberi unutulmuş bir şiir
R enkleri solmuş bir demet sümbül

G eçmiş siliniyor sensizlikle
İ zlerin beklemiyor
B erduş gecelerin koynuna atıyor
İ rkilmeler bırakıyor zihnim adını çağırıyor

G ülümse diyor son tebessümün kulağıma
Ü lkeler bitiriyor özlemin
Ç areler arıyor dermansız dertlerim
L imanlar geziyor
Ü züntüler büyütüyor boy boy

O ynadığım oyun yaşanmadan yazılıyor
L ambası sana duyulan minnetle yanıyor
S evginin ebediyetine hala ruhum muhtaç
U zaksın ruhum varlığına aç milaç
N e olur annemin annesi gittiğin yerlerde ruhuma da yerler aç….



Rahmetli anneanneme……




anqelus

BIRAK GİTSİN

Dün seni seyrettim yanımda yalnızlıkla
Oturduğumuz bank ilk defa büyük gelmiş
Rüzgar ilk defa yüzümü okşamıyor
Aksine okkalı bir şamar yerleştirmiş
Dün seni seyrettim yanımda yalnızlıkla
Çayım şekersiz
Boş bakışlarla keyf-e kedersiz
Ruhum da küsmüş sessiz mi sessiz
Dün seni seyrettim yanımda yalnızla
Son yapraklarımı rüzgara gelin vermiş
Topraktan elini eteğini çekmiş
Canımı yakan sensizlik yalnız onu bilmiş
Dün seni seyrettim yanımda yalnızlıkla.

anqelus

UĞURLAMA

Rüyalarda sanmıştım bütün mutlulukları
Yanımda seni buluşum, elini aşk ile tutuşumla
İyileşmişti gönlümün bütün kanayan yarıkları
Filmlerde sanmıştım tatsız ayrılıkları
Kırılmaz sanıp pervasızca savurmuştum kalbimi
Şimdi gidişinle boğaza savruluyor
Sevdamın bütün kırıkları


anqelus

ALACAKARANLIK

Dedim ki
Bütün dünya senin olsun
Bir tutam sevda da bu fakire kısmet olsun
Bütün servetler koynunda uyusun
Keyf en kadim dostun olsun
Elem keder bahtımla kol kola kıyama dursun
Dedim ki
Bütün dünya senin olsun
Aklın da fikrin de zikrin de dünyalık olsun
Ahmaklık gözüne perde olsun
Hakikatte ziyandasın zahir de huzurlusun
Dedim ki
Bütün dünya senin olsun
Izdıraplı günler bahtını kovalamasın
Beş vakit yapılan çağrıyı kulakların sakın haa duymasın
Ruhun uykulara öyle ağır öyle ağır dalsın ki
Hakikate uyanman için
Saatler çatlasın horozların boğazları patlasın
Dedim ki
Bütün dünya senin olsun
İbrahime dost olmak varken
Kalbin dünya için yansın
Avuçların semaya birgün bile açılmasın
Gönlün öyle kararsın ki
Rabbini ancak dişin ağrıdığında hatırlasın
Kapılmış giderken son sürat
Ruhun öldüğünü bile anlamasın
Dedim ki..........

__________________________AngeluS______

22 Ekim 2009 Perşembe

HİCRAN


Zaman çalınması muhtemel bir tınıydı kulaklarımda
Aklım giden ömrün en gizli kahramanı en büyük hükümdarıydı
Gün...
Bir göz kırpmasıydı anlam vermeye gücümün yetmediği
Güz...
Unutulmuşlar çöplüğüydü ruhumun boyunun yetmediği
Kelam hüzne sevda beslerdi
Kalem kadere cilveli gerdanlar düzerdi
Makam-ı mevki hicazda demlenir
Gönül göze sırnaşık, hicran içinde sahibini süzerdi
Vakit bir vakit oldu
Gün güze dönmez, kelam kalemden çıkmaz oldu
Aşk kıyıda köşede merhamete düçar sarardı soldu...

Angelus

HASRET



Meskeni batıl idi beşerin,ruhun alemlere gelmeden evveli…

Uykudaydı merhamet,uzanırdı her köşeye zalimin kanlı eli…

Hak gizli özneydi beşer-i kelamda...

Adalet zuhur etmezdi dünya denen zahir mekanda…

Mevsimler gönüllerde hep karakıştı gözler gelmeyen baharda…

Marifet güce tapardı,merhamet cılız gönüllerde yaşardı…

El verdi ahlakın beşer nice onurlar kazandı…

Dünyalar senin hatırına,alemler senin hürmetine yalnız senin sevgine vücuda vardı…


Anqelus